Şimdi sana bir sofi hikayesi anlatayım Mevlana’m. Ağır hastalanan bir sofiyi dostları alıp hekime
götürmüşler .Hekim sormuş ‘Anlat bakalım nedir şikayetin ? ’ Hekimin bu sorusunu duyan sofi
irkilmiş. ‘’Hiçbir şikayetim yok benim ‘’diye cevap vermiş.Şaşıran hekime sofi’nin yanındaki
arkadaşları durumu açıklamışlar .’’O sofidir.Şikayet etmez.Şikayetin nedir diye boşuna
sorma.O’na neren ağrıyor,diye sor ,anca o şekilde cevap verir ‘’demişler .
Bizse nelerden nelerden şikayet ederiz,en ufak hoşumuza gitmeyen bir şeyden ,acıdan ,aşktan
,hastalıktan ,üzüntüden hatta bazen fazla sevgiden ,fazla ilgiden .Buğday ot halindeyken bir
işe yaramaz onu değirmende ezmek gerekir,öğütmek gerekir ki iş yapabilsin .Tohum
ekilmeden ,toprağın altına gömülmeden ne işe yarar ki ?İşte buğday gibi ezilmeye yardım
eder o şikayetler, tohum gibi bazen yerin dibine sokar bizi ;ama sonu hep güzeldir çiçek açar
her tohum gibi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder